Pop müziğin kraliçesi Madonna, sadece müzik kariyeriyle değil, aynı zamanda sanat dünyasına olan derin ilgisiyle de adından sıkça söz ettiriyor. 1980’lerin başında New York’ta genç bir dansçıyken Andy Warhol, Keith Haring ve Jean-Michel Basquiat gibi dönemin önde gelen sanatçılarıyla yakın ilişkiler kuran Madonna, bu etkileşimlerden ilham alarak yıllar içinde 100 milyon doların üzerinde değere sahip olduğu tahmin edilen etkileyici bir sanat koleksiyonu oluşturdu.
Sanat, Madonna İçin Bir İlham Kaynağı
Madonna için sanat, sadece bir yatırım aracı ya da evini süsleyen bir obje olmanın ötesinde bir anlam taşıyor. Ünlü sanatçı, sanatın kendisi için bir ilham kaynağı olduğunu sıklıkla dile getiriyor. Albüm kapaklarından müzik videolarına, sahne tasarımlarından sosyal projelere kadar birçok çalışmasında koleksiyonundaki sanatçıların eserlerinden izler görmek mümkün.
Basquiat ve Haring ile Yakın İlişkiler
Madonna’nın 1980’lerde Jean-Michel Basquiat ile yaşadığı ilişki, onun sanat dünyasıyla olan bağlarının en bilinen örneklerinden biri. Ancak bu ilişki sona erdikten sonra Basquiat’ın, Madonna’ya hediye ettiği tüm eserleri siyaha boyayarak yok ettiği biliniyor. Madonna, yakın arkadaşı olan bir diğer önemli sanatçı Keith Haring’den de çeşitli eserler edinmişti.
İlk Büyük Sanat Yatırımı ve Hayırseverlik
Madonna’nın sanat koleksiyonculuğuna ciddi anlamda adım atması, 1987 yılında Fernand Léger’in “Les Deux Bicyclettes” (1944) adlı eserini 1 milyon dolara satın almasıyla gerçekleşti. 2013 yılında ise yine Léger’in “Trois Femmes à la Table Rouge” adlı eserini Sotheby’s müzayedesinde 7,2 milyon dolara satarak elde ettiği geliri, kız çocuklarının eğitimine destek veren Ray of Light Vakfı aracılığıyla bağışladı.
Tamara de Lempicka Hayranlığı
Madonna’nın en sevdiği sanatçılardan biri ise Tamara de Lempicka. Renkli ve grafik ağırlıklı tarzıyla tanınan Lempicka’nın eserleri, Madonna’nın güçlü kadın figürlerine olan ilgisini yansıtıyor.
Koleksiyonda Picasso, Kahlo ve Rivera da Var
Madonna, modern ve çağdaş sanatın en önemli temsilcilerinden eserler toplamaya devam ediyor. 2000 yılında Pablo Picasso’nun “Buste de Femme à la Frange” (1938) adlı tablosunu 5 milyon dolara satın aldı. Ayrıca, Frida Kahlo’nun en nadir eserlerinden biri olarak kabul edilen “My Birth” (1932) adlı tabloya sahip olması, onun sanata olan derin tutkusunu gözler önüne seriyor. Madonna’nın koleksiyonunda Diego Rivera’nın bir kadın çıplak resmi ve Frida Kahlo’nun “Maymunla Otoportresi” (1940) gibi önemli eserler de bulunuyor.
Fotoğraf Sanatına da İlgili
Ünlü sanatçı, fotoğrafçılığa da büyük bir ilgi duyuyor. Koleksiyonunda Man Ray’in siyah-beyaz nü çalışmaları, Irving Penn’in boksör Joe Louis’in portresi ve Weegee, Tina Modotti gibi önemli fotoğrafçıların eserleri yer alıyor. Madonna’nın Cindy Sherman’ın büyük bir hayranı olduğu ve 1992’de çıkardığı “Sex” adlı kitabının konseptinin de Sherman’dan ilham aldığı biliniyor.
Sanatı Sahneye Taşıyor
Madonna için sanat sadece duvarları süsleyen bir obje değil. Müzik videoları, sahne tasarımları ve albüm kapakları sıklıkla sanat dünyasından ilham alıyor. Örneğin, 2008’deki “Sticky and Sweet” turnesinde Marilyn Minter’ın “Green Pink Caviar” adlı videosunu sahne arkasında kullanarak çağdaş sanatı geniş kitlelere ulaştırdı.
Çağdaş Sanatçılara Destek ve Sosyal Projeler
Madonna‘nın sanat dünyasındaki etkisi sadece koleksiyonuyla sınırlı değil. Aynı zamanda Banksy ve JR gibi çağdaş sanatçılara olan hayranlığını dile getirerek sanatın toplumsal dönüşümdeki rolünü vurguluyor. 2016 yılında Rio de Janeiro’daki bir favelaya büyük ölçekli eserler yerleştiren JR ile iş birliği yaptı. 2018’de Raising Malawi vakfı için düzenlediği müzayedede Damien Hirst, Tracey Emin ve Julian Schnabel gibi sanatçıların eserlerine yer vererek sanatın gücünü sosyal değişim için kullandı.